mezbele

n. midden

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • mezbele — is., esk., Ar. mezbele 1) Çöplük Köyün mezbelesinde, köpek enikleriyle insan yavruları birbirine karışmış, oynaşıyorlar. Y. K. Karaosmanoğlu 2) mec. Aşağılık ve kötü durum …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mezbele — (A.) [ ﻪﻠﺑﺰﻡ ] çöplük, döküntü alanı …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • MEZBELE — (C: Mezâbil) Otun sıcaktan solacak olduğu yer …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ehlat — mezbele, haşak süprüntüsü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MEZABİL — (Mezbele. C.) Mezbelelikler, süprüntülükler, çöplükler …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • çöplük — is., ğü Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele mezbelelik Birleşik Sözler çöplük horozu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller çöplüğü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • müteaffin — sf., esk., Ar. muteˁaffin Kokuşuk, pis kokulu Güngörmez rutubetli mezbele hâlini almış müteaffin aralıklardan sefaletin kokusu sızıyordu. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • DİMEN — Süprüntülükler. Mezbele. Gübre. Fışkı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • KAZURE — (C.: Kazurât) Pislik. * Mezbele, süprüntülük …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.